HİÇBİRİMİZ  MASUM DEĞİLİZ!

Sosyal medya üzerinden gönderilen mesajlarla algı operasyonları yapılıyor. Son zamanlarda  “Erbakansız Milli Görüş” “Muhsin Yazıcıoğlusuz BBP” “Atatürksüz CHP” “Dr. Bevlet Bahçelisiz- Alpaslan Türkeşsiz MHP”  “Erdoğansız AKP”nin planlandığı. Planın ABD ve Yahudi Lobileri adına FETÖ tarafından dizayn edildiği anlatılıyor.

ABD’nin daha çocuk yaşta 15 yaşında iken Fetullah Gülen’i keşfettiği, Fetullah Gülen’in  ABD’de kontrgerilla eğitimi alarak Türkiye’ye gelen üsteğmen Esat Keşafoğlu tarafından yönlendirildiği, PKK ve FETÖ’nün aynı anda kurulduğu, ABD’de yıllarca eğitim aldıktan sonra MİT’in başına getirilen Korgeneral Fuat Doğu tarafından Öcalan ve Fetullah Gülen’in MİT’e  alındığı, darbeler döneminde korunduğu, hiçbir darbeden etkilenmediği, FETÖ’nün 1980 darbesinden sonra  sahaya indiği, sızmadığı yerin kalmadığı belirtiliyor. CHP’nin eski Adana milletvekili Kasım Gülek’in desteğinden bahsediliyor. CHP’nin beyin takımındaki adamın FETÖ’ye dünya kapısını açtığı belirtiliyor. Fetullahçı yapının 60 yıl öncesinden 2000’li yılların sonrası için kurulup büyütüldüğü, söyleniyor. Bu yapının ABD için dünya Müslümanlarını kontrol etmeye yönelik büyük bir yatırım olduğu, bu yapıyı temizlemeye kalkmanın ABD’ye savaş ilan etmek anlamına geldiği söylenerek dolaylı yoldan iktidara destek isteniyor.

FETÖ’yü sadece CHP mi destekledi?.. Erbakan’ın yanından ayrılarak “Erbakansız Milli Görüş” grubunu kimler oluşturdu?  FETÖ, devletin tüm kademelerine kimlerin desteğiyle sızdı? 15 Temmuz darbe girimine kim sebep oldu? Darbelerden ve darbe girişimlerinden kimler nasıl yararlandı?..

Darbe sonrası kimler yerini sağlamlaştırmış, kimlerin önü açılmışsa darbe onlar için yapılmıştır. 28 Şubat muhtırası mağduru olarak görülen ama sonrasında iktidar olma yolları açılanların “İyi ki 28 Şubat olmuş.” demeleri bunun kanıtı değil mi?.. Darbeler sonrası PKK ve FETÖ daha da güçlenmedi mi?

Siyasi ayağı kesilmeyen terör örgütünün bitirilemeyeceği bilindiği halde  “Dağdan inin, düz ovada siyaset yapın.” çağrısında bulunanlar, PKK’yı meclise taşıyanlar kimler? PKK’nın ve FETÖ’nün siyasi uzantıları hala mecliste değil mi? Seçtiğimiz(!), birbiriyle kavgalı(!) iktidar ve muhalefet tarafından desteklenmiyor mu? Tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı olan hazine yardımıyla beslenmiyor mu?.. Darbelerle olan sadece millete olmadı mı? Halen olan millete olmuyor mu?

Bülent Arınç neden “HİÇBİRİMİZ MASUM DEĞİLİZ.” dedi?.. İktidar ve muhalefet, millet üzerinde oynanan parçala böl yönet oyununun iktidar ve muhalefet rollerini üslenmiş rol arkadaşı mı? Bunları biz seçtiğimiz için hepimiz sorumlu değil miyiz?

FETÖ’yü 60 yıl öncesinden keşfedilip hazırlanırken milletin tüm değerlerini istismar ederek halkı aldatan, milleti kutuplaştırma üzerinden siyaset yapan, davaları sadece koltuk ve şahsi çıkar elde etmek olan, parti içindeki samimi, dürüst, vatansever insanların öne çıkmasını söz sahibi olmasını engelleyen, ülkeyi ABD, AB, RUSYA, ÇİN. .. gibi emperyalist ülkelere mahkum edenler kaç yıl öncesinden keşfedilip hazırlandı?

Davaları, milletin varlık ve bekası olan, yarım asırdan fazla zamandır millet aleyhine olan gelişmelere, FETÖ benzeri tehlikelere karşı Milletim Uyan! Varlığın, Birliğin, Geleceğin Tehlikede! uyarısında bulunan. Ülke sorunlarına çözümler üreten. İktidar ve muhalefeti sürekli uyaran. Kurtuluşumuzun ancak hep birlikte, her alanda verilecek Yeniden Milli Mücadele ile mümkün olacağına inanan. Birlik olmanın, ittifak etmenin şartlarını ve yollarını ortaya koyan. Projeleri;

İnsan hak ve hürriyetlerine davalı HUKUK DEVLETİ, Millî iradenin önündeki engellerin kalktığı DEMOKRASİ, Din düşmanlığı gibi din istismarının da bittiği LAİKLİK, Fakirlik ve çaresizliğin tarihe gömüldüğü, herkesin sosyal adalet şemsiyesine alındığı KERİM DEVLET, Bilim, hikmet ve erdemle donatılan, sorun üretmeyen, çözüm üreten BİLGE DEVLET ve BİLİM TOPLUMU, Büyüyen, gelişen, zengin, mutlu, muktedir ve insanlığın yeni barış medeniyeti                                                 İSLAM RÖNESANSI‘NI yöneten “MUHTEŞEM TÜRKİYE olan, Millet Partililerinin halka ulaşmaması için her türlü engeli koyanlar kaç yıl öncesinden keşfedilip hazırlandı?

 

Yaşananlardan ders almayacak mıyız? Merhum Mehmet Akif; “Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? “Tarih”i  “tekerrür”  diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” diyor. Ders mi alacağız, yıllar sonra aaa! yine aldatılmışız mı diyeceğiz?..

Yaşananlardan ve yaşanacaklardan hepimiz sorumluyuz. Hiçbir şey sebepsiz olmadığı gibi hiçbir problem de çözümsüz değildir. Problemlerimizin sebebi; işi ehline vermemektir. Problemler, çözüm makamındakilerin ehliyetsiz ve liyakatsizliğinin sonucudur. Tüm sorunlarımızı çözeriz! Ancak; sorunun kaynağını suçlayarak değil sorgulayarak çözeriz! Hangi üst akılla yönetildiğimizi sorgulayarak çözeriz!

Çözüm; Mevcut siyasi anlayışı terk etmek. Eskilerin devamına, aynı siyasi anlayışta oldukları halde farklıymış gibi gözükenlere. Dindarlık, milli irade, milliyetçilik, halkçılık, demokratlık, cumhuriyetçilik, gelecek, vefa, özgürlük ve barış söylemleriyle milleti ayrıştıranlara. Dün kara dediğine bugün ak diyenlere. Dün ak dediğine bugün kara diyenlere itibar etmemek. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demek. Doğruların yanında yer almaktır.

Elli yıldan beri doğrularından zerrece sapmayan, ülke meselelerine sürekli çözümler üretip iktidar ve muhalefeti uyaran, “ Milletim Uyan! Varlığın birliğin geleceğin tehlikede! çağrısında bulunan milli kadroların çağrısına kulak vermek. Milli mücadele ruhuyla el ele gönül gönüle vermek. Yeniden teşkilatlanmak. Devleti ehliyetli gerçek milli kadrolara emanet etmek, hep birlikte ülkemizi Muhteşem Türkiye yapmaktır.

Unutmayalım.” İştirak etmediğimiz çilesini çekmediğimiz bir kurtuluş mümkün değildir.”Türkiye yabancı aklı ile değil; Türk zekasıyla yücelecektir.”

Milletimizin ve yöneticilerimizin uyanması basiretle hareket etmesi (Yanılmadan gerçekleri görebilmesi, gelecekle ilgili sezgi, uyanıklık, anlayış, kavrayış ve vizyon sahibi olması) dilek temenni ve duasıyla…

 

Yorum Yapın

Navigate