Türk Milleti Sınırları Yeniden Çizmelidir

Türkmeneli’nde mücadele eden büyük liderlerin bizden bir ricası var. Çok duygulandıran  bir öneridir. Türk İlleri davasının bütünlüğünü, birliğini doğru şekilde ortaya koyan bir sözdür. “Türk İllerinden ayrı ayrı bahsedilmesin. Lütfen sadece Kerkük denmesin. Kerkük Tel’afer’den, Süleymaniye’den Bayır Bucak’tan ayrı düşünülemez. Meselenin adı “Millî Türkeli Davasıdır”  bu konu sadece bir şehrin meselesi değildir. Bahsederken “Türkmeneli” desin, orası Türkeli’dir, Türk yurdudur.”

Tek başına Kerkük, sadece Musul bizim meselemiz değil. Biz oranın petrolüne aşık değiliz ki… Orası bizim parçamız. Yeryüzü ikiye ayrılır.  Birisi Diyar-ı Harp, öteki Diyar-ı İslam’dır. Diyar-ı İslam sulh, selamet bölgesi, kurtuluş hürriyet bölgesidir.

Türkiye’nin etrafında cetvelle çizilmiş sınırlar var. Emperyalistlerin, cetvelle  çizip işaretlemiş olduğu dınırlardır bunlar. Türk Milleti’nin o sınırları yeniden çizmesi lazım. Bu çizilen sahte sınırların bizim için de hiçbir hükmü yoktur.

Bir Avrupalı anlaşma masasında Osmanlı veziri ile konuşuyor. Osmanlı Paşası Avrupalı müzakereciye soruyor; “Ne sınırı çiziyorsun, neye göre sınır çiziyorsun?” diyor. Avrupalı elçi “İşte bu dağları pergel ve cetvelle çizdim.” diyor. Paşa güler ve “Yahu, biz ülkeleri kalemle, pergelle, cetvelle almıyoruz ki, kılıçla, şehit kanıyla alıyoruz.”… Büyük düşünür Barış Manço ne güzel demiştir; “Biz seni Allah emaneti verdik ve şimdi geri almaya geldik…”

Türk İllerinde, İslam beldelerinde çizilen sınırları, kabul etmiyoruz, kabul etmeyeceğiz! Sınırları başkaları bir şekilde çizer, çizmiştir. Ancak herkes bilmelidir ki Allah izin verirse o sınırları yeniden biz çizeceğiz!..

Yorum Yapın

Navigate