Talip Hoca’nın Ardından…

Gece yarısı telefonuma bir mesaj geldi. “Talip Kılınç vefat etti” diye. İnanamadım, üzüntüyle şaşkınlığı bir arada yaşadım. Dağ heybetli, kartal bakışlı bir yiğit demek veda etmişti bu dünyaya… Böylesi zamanlarda imdadımıza yetişiyor o mübarek kelâm. “Allah’tan geldik ve yine Allah’a döneceğiz.”    

Ne yazılır, nasıl yazılır bilmiyorum. Tanıdığınız, daha dün telefonda konuştuğunuz bir insanın vefatını duymak sarsıyor insanı. Kendine has konuşmasıyla sevinciyle, öfkesiyle gündüz gibi aydınlık bir adamın birden bire kararması, geceye dönmesi nasıl anlatılabilir ki? İnanıyoruz ki Yüceler Yücesi Rabbimiz, Talip ağabeyimize rahmetiyle muamele edecektir. Kıymetli eşinin, çocuklarının, sevenlerinin başı sağ olsun. Kahraman bir evladını kaybettiği için milletimizin başı sağ olsun. Sevdiğimiz bir ağabeyimizdi, hocamızdı, özü sözü birdi. Hakkı savunmak için gözünü daldan budaktan esirgemezdi. Talip Hoca zikzaksız, düz bir hayat yaşadı, hep olduğu gibi göründü. Hesapsız, pazarlıksızdı hayatı…

Yıllar önce Pınar dergisinde o dönemin önemli hikâyecilerinden Afyonkarahisarlı Mehmet Ali TAŞÇI’nın “İçimizden Biri” diye seri bir yazı dizisi vardı. Yine Afyonlu olan rahmetli Mehmet ÇETİN ağabey “Mehmet Ali İçimizden Birine Tüm Türkiye’yi yazacaksın herhalde” demiş ve kısa bir süre sonra ani kalp rahatsızlığından vefat etmişti. Bunun üzerine Mehmet Ali TAŞÇI çok dokunaklı bir yazı yazmış ve “Şimdi seni yazıyorum ağabey haberin olsun” demişti. Allah ikisine de rahmet eylesin.

Talip hocamızla tanışıklığımız Ankara’da yatılı olarak okuduğumuz lise yıllarında başladı. O sadece bir öğretmen değil, bizleri koruyup kollayan bir ağabeydi. Bize hep iyiyi, güzeli anlatır, “doğru dürüst olmamızı” söylerdi. Gerçekten de “yatarken uykusunda, gezerken duygusunda” hep Millet Mücadelesi vardı. Gençleri başına toplar Elazığ şivesiyle fıkralar anlatır, bana şiirler okuturdu. Gençlik yıllarında Kars’ta saldırıya uğramış, yaralanmıştı. Ölümle yaşam arasındaki çizgiyi gördüğünü ve o anda Hızır gibi gelen otobüse binerek oradan uzaklaşmasını anlatırdı bize ve hâlâ sakladığı kanlı gömleğini gösterirdi. Kelimenin gerçek manasıyla mücahit ve gazi idi.

Talip ağabey eminim ki cennette dinlenecek. Şehit Musa Akın’a, Zeki Yılmaz’a, şehit Adem Erdem’e bizden selam götürecek… Biliyoruz ki her şey fani, yalnızca Allah bakidir.

“Maden dağı dumandır” şimdi. Palu köprüsünün hali yamandır. Eşin, dostun, kardeşlerin seni hep özlemle anacak ve Anadolu’nun her köşesinden Fatihalar, Yasinler kanatlanacak…

Yorum Yapın

Navigate